Lviv Gezim | Lviv’de Gezilecek Yerler | Lviv’e Nasıl Gidebilirim ?

Bugün sizlere Lviv gezimde başımdan geçen olayları , Lviv'e nasıl gittim gibi soruların cevabını verdim .

0

 

Lviv , Ukraynada ki 3. Ve son rotam . Planım ; Odessa – Kiev – Lviv ve İstanbula dönüş şeklindeydi . 6 günün sonunda Lviv’e tren ile ulaşabildik . Ukrayna’da trene binmek , ucuz uçak bileti almak gibi konuları başka yazımda sizler ile paylaşacağım . Paylaştığım zaman yazıyı değiştirip buraya ekleyeceğim . Neyse .

Lviv’e Kiev’den tren ile geldik . Tren biletini 1 ay öncesinden arkadaşım ile birlikte yataklı vagondan aldık . Vagonda sadece arkadaşım ve ben vardık yani 2 kişilik yataklı vagondan biletlerimizi satın aldık. Sizlere tavsiyem eğer maddi durumunuz el veriyorsa ve benim gibi keyfinize düşkünseniz 2 kişilik vagondan bilet almanız olacaktır . Ukrayna gezimde ne yalan söyliyeyim belirli bir param vardı evet ama hiçbir masraftan kaçınmadım .

 

Odessa’da konaklama yapmamak için trende geceyi geçirip Kiev’e geçmiştim , Kiev’de güzel bir evde kalmıştım şimdi rotamda Lviv var ve Lviv’de de evde kalacağım …

Lviv’de anladığım kadarıyla iki adet tren durma noktası var . İşin ilginç tarafı hangi istasyonda ineceğimizi bilmiyordum . Merkez ve merkezden sonra tren garları var ve ben merkezi geçtikten sonra merkezi geçtiğimizi fark ettim . Bir sonraki tren durağında durabilmek için alelacele toparlandık . Trende hizmet veren kadında durağı kaçırdığımızı söyleyince iyice bir heyecan bastı . 2 durak arası nerden baksak araba ile 1 – 2 saat  uzaklığındaydı. Hiç bilmediğiniz bir ülkenin şehrinde çat pat İngilizce ile bir yerler bulmayı çalışıyorsunuz ve bu arada saat sabahın 6’sı .

Normalde böyle bir durum İstanbul’da karşıma çıksa hiçbir sorun teşkil etmez fakat burası Ukrayna . Neyse .

En sonunda trenden aşağıya indik ve gördüğümüz manzara beni çok mutlu etti . Yanlışlık ile bile olsa doğru durakta indiğimizi gördük .

 

 

Tren garından iner inmez konaklayacağımız yere hızlıca gidip eşyalarımızı bırakıp 2 – 3 saat kestirme uykusuna yattık . Doğa olarak parklar – bahçeler olarak gerçekten çok beğendiğim bir yer oldu Lviv . Tabi ki Kiev ve Odessa’da da yeşillik çok fakat Lviv daha sıcak  ve küçük bir şehir izlenimi yarattı gözümde ( zaten öyle sanırım 🙂 )

 

Lviv’e gittiğimiz gün Ukrayna’da okulların açıldığı güne denk gelmişti . 3 Eylül tarihinde Ukrayna’da okullar açılmışken ben DGS tercih sonuçlarımı hangi okulu tutturduğumu bekliyordum . ( şükür bir yeri tutturduk ucundan ) Her taraf ama her taraf öğrenci doluydu . Kaldığımız yerin yakınında dip dibe üniversite fakülteleri  vardı  . Her birinden farklı tipten insanlar çıkıyor bir türlü sonu gelmiyordu . Hiç yalan söyleyemeyeceğim podyum gibi bir yerin ortasına düştüm desem yalan olmaz 🙂 Abartıldığının bir tık altını gördüm ( abartıldığından fazlası var demiyim de millet okulların açıldığı gün doluşmasın 🙂 )

 

Lviv için 3 gün zaman ayırmıştım . 3 gün içerisinde o küçük yeri avucumun içi gibi ezberledim ve biraz uzaklara avm’lere açıldım . Hatta hatta bowling bile oynadık 🙂  ( bowling’de iddialıyım diyemem ama her gördüğüm sahada oynamak istiyorum . Bizdeki de böyle bir tutku . )

Meydan

Dönüp dolaşıp geldiğim yer şu aşağıda fotoğrafını çektiğim yer veya yakınlarında bir yerler . Belki buranın adı meydan değildir şu an ben uydurdum fakat meydan gibi bir izlenimi var . Acaip yoğunlukta insan kalabalığı mevcut .

Lviv Meydan

 

Tepe

Lviv’in en yüksek tepesi burasıymış . İstanbul’da ki Çamlıca Tepesi gibi radyo ve televizyon antenleri burada bulunuyor . Tepeye ulaşmak için 1 saat falan rahat uğraştık . Çık çık çık çık .. ( x25 ) yol bitmiyor . En sonunda tepeye ulaştık ve cidden her yer ayaklarınızın altında . Tepeden kaldığımız yere doğru bir baktık . Bakar bakmaz aklıma “ buradan nasıl geri döneceğiz biz ? “ sorusu geldi .

 

 

Bowling

Gezmiş olduğumuz bir avm’de etkinlik / zaman geçirme / her gördüğümüz sahada bowling oynama gibi aktiviteleri gerçerleştirmek adına bowling oynadık . Oynadığımız yer bozuktu ve sonrasında düzeldi . Ama saha İstanbul’da oynadığım bir çok sahadan kat kat daha güzeldi .

bowling panosu

 

Otlu ayran

 

Bowling oynadığımız avm’de yemek yemek için yer aradık . Yemek katında normalde fast-food zincilerine alışık olan ben biraz şaşırdım . Nerdeyse bütün yemek yerleri Türk restonranlardı ( Türkiye’de olan bir marka yok ) . İçlerinden birine yemek için oturduk ve her zamanki gibi içeceğimi ayran seçtim . Hayır neden bu kadar ot dolduruyorsunuz ki ???

dereotlu ayran

 

Gece

 

Odessa ve Kiev gecesini gördükten sonra Lviv gecesini de görme fırsatı yakaladım . Gece demişken gece hayatından bahsetmiyorum sadece gece insanlar ne yapıyor anlatıp gece ve gündüz çektiğim fotoğrafları sizinle paylaşıp diğer maddeye geçeceğim .

Gece insanlar eğleniyor . Ciddi ciddi biri ordan zıplıyor biri ordan şarkı söylüyor biri top çeviriyor falan çok ilginçti . Taksim İstiklal’de vs. oluyor fakat yine İstiklal’de vs. belirli sınırlar var . Burada o da yok . insanlar şarkı söyleyenler ile birlikte eğleniyor bağırıyor çağırıyor . Aynı ekonomik sıkıntılar bizde olsa eminim ki bizde eğlenecek insan değil şarkı söyleyecek insan olmaz . Ukrayna’da ki insanlar sıkıntıları beklide bu şekilde atlatmaya çalışıyor . Kim bilir ?

lviv gecesi
lviv gecesi

Şehir haritası

 

Bir tura katıldık . İnanın turun amacının ne olduğunu bilmiyorum . Abinin biri kendi dilinde bir şeyler anlattı anlattı gezdik durduk . Bunu neden yaptım bilmiyorum ama güzel bir deneyimdi  . Kiev’de de Ukraynaca ( altyazısız ) sinemaya gitmiştim . Garip ama eğlenceli oluyor 🙂

 

lviv şehir haritası
lviv şehir haritası

 

 

Eczane

Bu ilaçlar sanırım Rusya döneminden kalma ilaçlar . Acaba şimdi birileri içse ne olur 🙂

Lviv Eczane

 

Lviv gezimi kısaca böyle özetleyebilirim . Uçak biletimi Check-in işlemini sistem sorunlarından dolayı işleme alamadım bu yüzden havalimanına biraz erken gittim ve Odessa’ya giderkenki o kalabalık hiç yoktu . Havalimanına girer girmez Check-in işlemlerini ilk sıradan yaptık . Uçak bekleme yerinde başıma gelen ilginç bir anımı anlatıp yazıma son vereceğim .

apron
apron

İstanbul’a dönüş için uçak beklerken Türk bir abi ile tanıştık . Eğer bu yazıyı okuyorsa Yılmaz abiye buradan selamlar. Erken gittiğimiz için yarım saat – 1 saat sohbet muhabbet ettik . Uçağa binme sırasına girdiğimiz zaman Ukrayna hattı telefonum çaldı ve arayan +380’li bir numaraydı . Bildiğiniz üzere +380 ukrayna alan kodudur ve Ukraynaca bildiği için telefonu Yılmaz abiye uzattım . Normalde arkadaşıma bir çok telefon geldi fakat bana ilk defa hattı kapatmama 10 dakika kala geldi . Neyse . Telefonla konuşan Yılmaz abi sadece hayır ( Ukraynaca ) diyip telefonu kapattı . Telefonu kapattıktan sonra bana sorduğu ilk soru bu hattı nerden buldun ? oldu . Neden diye sorunca kartın asıl sahibinin banka borcu varmış sana borç ödetmeye çalışacaklardı dedi . Gerçekten garip bir anı oldu benim için 🙂

 

( FOTOĞRAFLARIN HEPSİNİN ÇEKİMİ BANA AİTTİR . LÜTFEN İZİNSİZ ALMAYINIZ ! )

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.