Anaokulunda yaşadığım trajikomik olay

0

Henüz daha 7’li yaşlarda bıçkın bir delikanlıyken okul ile yolumuz kesişti. Günümüzde 4.5 yaşa kadar düşen anaokul-kreş eve bakıcı serüveni benim 7 yaşımda başladı. Sokaklarda eğlenen bir çocukken ( ki şu zamanki çocuklarda bunu yapmıyor) bir anda kendimi anaokulunda buldum. O

zamanlar annem ve babam emekli olmasına rağmen anaokuluna gönderme bilincinde bulunmuşlar, hayatıma belli yerlerde bu anaokul sayesinde artılar katmıştım.

Anaokulunda eğlenir, uyur,  yemek yer her yerde olan aktiviteleri yapardık. Günlerden bir gün benim doğum günüm yaklaştı ve doğum günümü yapmak istedim. Şunu belirtmek isterim ki benim doğum günüm 9 şubat olduğu için genellikle sömestr tatilinde kalıyor bu yüzden hiçbir arkadaşımdan tebrik alamadım. Anaokulunda şansıma doğum günüm okul zamanına denk geldi ve ailemde doğum günümü okulda kutlamak istedi. Hiçbir zaman özenti olmasam da o zamana kadar görmüş olduğum doğum günlerinden etkilendim ve aileme doğum günümü okulda kutlamalarını rica etmiştim. Hatırladığım kadarıyla o zamanlar durumumuz pek iyi değildi ve bir şekilde doğum günü pastamı, meyve suyu kurabiye gibi şeyleri almışlardı.

Doğum günü pastamı dün gibi hatırlıyorum. Üzerinde futbolcuların olduğu bir halı saha vardı. Pastahanelerde katalogdan satılan pastayı o zamanlar katalog üzerinden seçmiş, yemek için can attığımı hatırlıyorum. Neyse. Doğum günüm için hazırlıklar yapıldı ve anaokulunda öğle yemeği arası pasta kesim ve dağıtım işlemleri gerçekleşti. O zaman yaşamış olduğum mutluluğu bazen yine ararım. Küçük bir çocukken arkadaşlarım ile pasta kesip yemek çok kral hareketti. Öğretmenlerim annem, ablam oradaydı. Geri kalanı hakkında anılar silik silik aklımda…

Pastayı keserken dilek tutmam istendi. Yapılan dilekler söylenmez derler fakat ailem ile mutlu yaşamayı anneme babama ablama kendime ve sevdiğim bütün herkesin sağlıklı bir şekilde uzun ömürler yaşamasını dilemiştim. Pasta üflerken edilen duanın kabul edilip edilmemesine halan inanmasam da bugün bile mum üflerken 7 yaşında ki Erdem’in yapmış olduğu dileği aklımdan geçiririm.

Pasta kesildi ve dağıtıldı. Herkes yiyiyor bende ufaktan havalara girmişim. Sonuçta kaç kişinin doğum günü orada kutlandı ki 🙂 O zamanlardan beri süre gelen bir huyum varsa o da sakarlıktır. Hikayemizin ana konusu olan ve ilk hatırladığım sakarlık olan üzerime içecek dökmemi hala unutamıyorum. Düşünsenize doğum gününüz mutlusunuz pasta yeniyor ve bir anda üzerinize içecek döküyorsunuz. Çok acı bir durum. O anda doğum günü çocuğu üstü başı pis durmasın denilip yedek kıyafetimi giymem için odama götürülmüştüm. Doğum günüme özel giydiğim kıyafetimi pisletmekte … üzücü .

Kıyafetim temizlendikten sonra kaldığım yerden devam etmek için yemekhaneye döndüm. Tabi bazı çocuklar bana gülmüş en yakınımdakiler de üzülmüştü. Üstüm temiz bir şekilde döndüğüm yemekhanede arkadaşlarım ile birlikte kaldığım yerden devam etmeyi düşünürken bir baktım ki yemekhanede annem, ablam, üstümü değiştiren hoca ve bir ben kaldım. Herkes gitmiş sonrasında beni de yalnız bırakmışlardı. Henüz daha 2 çatal aldığım pastamı arkadaşlarım ile birlikte yemeyi düşünürken tek başıma bitirmiştim.  Doğum günümden kalan futbolcu pasta süslerini sonrasında alıp evde kendi çapımda oynuyordum. Çocukken yaşamış olduğum bu anı sanıyorum ki bilinç altımda bir takım sorunlar bıraktı ve hala pastamda kullanmış olduğum pasta süsleri piyasada dolaşıyor. Bazen bu pasta süslerini veya pastanelerde ki katalogları görünce aklım o güne gidiyor. Belli mi olur belki ilk yaş doğum günümde belki çocuğumun doğum gününde o pastadan tekrar yaptırırım 🙂

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.